ÖYT-TEKNİKLER

Öğretim Yöntem ve Teknikleri

BEYİN FIRTINASI
Beyin fırtınası; bir probleme ilişkin olarak öğrencilerin, kısa sürede çok sayıda, yaratıcı, özgün (orijinal) fikir üretebilmesi temeline dayanır. Beyin fırtınası uygulanırken öğrenciler için, akıllarına gelen her türlü fikri -eleştirilme korkusu yaşamadan- dile getirebilecekleri özgür ve demokratik bir ortam hazırlanması önemlidir.
Beyin fırtınası tekniğinin uygulanma aşamaları:
1.aşama: Problem durumunun ve uygulama esnasında uyulacak kuralların öğrencilere anlatılması:
-Toplantının amacı ve problem belirlenir.
-Akla gelen her türlü fikrin çekinilmeden dile getirilebileceği, kimsenin fikrinden dolayı eleştirilmeyeceği belirtilir.
-Etkinliği yönetecek kişi belirlenir. (Sınıf ortamında bu kişi çoğunlukla öğretmendir.)
-Üretilen tüm fikirlerin -kayıtsız, şartsız- tahtaya yazılacağı bilgisi verilir ve bu iş için bir görevli belirlenir.
2.aşama: Çözüm önerilerinin üretilmesi ve yazılması:
-Olabildiğince çok sayıda özgün fikir üretilmeye çalışılır.
-Tüm fikirler not edilir.
-Fikirlerin dile getirildiği bu aşamada eleştiri ve yorum yapılmaz.
-Toplantının lideri yeni fikirleri üretebilmeleri konusunda katılımcıları yüreklendirir.
3.aşama: Etkinliğin sona ermesi ve önerilerin değerlendirilmesi:
-Artık yeni fikir üretilemediğinde etkinlik bitirilir.
-Yazılan tüm görüşler okunur.
-Uygun olmayanlara sınıfça karar verilir.
-Aynı özelliği taşıyan fikirler bir başlıkta toplanır.
-Ortaya çıkan çözüm önerileri rapor haline getirilir.
Beyin fırtınası tekniğinin etkili kullanım ilkeleri:
-Seçilecek problemler öğrencilerin düzeyine uygun olmalıdır.
-Problemin birden çok çözüm yolu olmalıdır.
-Fikirlerin üretileceği süre belirlenmelidir. (5-20 dk.)
-Herkesin katılması istenmeli, herkese eşit söz hakkı verilmelidir.
-Fikirlerin dile getirildiği esnada eleştiriye izin verilmemelidir.
-Herkesin birbirini görebileceği -U düzeni, yuvarlak masa gibi- bir oturma düzeni seçilmelidir.
-Fikirlerin özgürce dile getirilebileceği demokratik bir ortam sağlanmalıdır.
-Kayıt cihazı kullanılmamalıdır. Çünkü bu durum uçuk bazı fikirlerin dile getirilmesini engelleyebilir.
-Çözüm önerilerinin niteliğine değil niceliğine (çokluğuna) odaklanılmalıdır.
-Etkinliğin sonunda herkesin katılımıyla değerlendirme yapılmalıdır.
Beyin fırtınası tekniğinin yararları:
-Hayal etme yoluyla problem çözme becerisini geliştirir.
-Yaratıcılığı geliştirir.
-Dersin zevkli ve eğlenceli geçmesini sağlar.
-Öğrenciler farklı görüşlere saygı duymayı öğrenirler.
Beyin fırtınası tekniğinin sınırlılıkları:
-Daha yetenekli öğrenciler katılırken diğerlerinin katılımı sağlanamayabilir.
-Analitik ve sistematik düşünmeye çok uygun değildir.
-Konular öğrenci düzeyinin çok altında ya da üstünde olursa etkisiz kalır.
-Devinişsel alan öğrenmelerinde kullanılamaz.
-Kalabalık sınıflarda etkili değildir. (Öğrenci sayısı mümkünse 20’den fazla olmamalıdır.)
-Demokratik bir ortam sağlanmamışsa başarıyla uygulanamaz.
GÖSTERİ
İzleyici grubun önünde bir işin nasıl yapılacağını göstermede kullanılan bir tekniktir. Öğretmen merkezli bir tekniktir. Birtakım araç-gereçleri kullanarak ya da göstererek etkinliği gerçekleştiren, öğretmendir. Öğrencilerse etkinliği seyrederek bilgi alırlar. Bu teknik hem göze hem kulağa hitap ettiği için düz anlatımdan daha etkilidir.
Gösteri tekniğinin etkili kullanım ilkeleri:
-Gösteride yapılacak tüm işler, en ince ayrıntısına kadar planlanmalıdır.
-Öğrenciler gösterinin hedefi konusunda bilgilendirilmelidir.
-Gösteri için yeterli zaman ayrılmalı, gerekli araç-gereç ve materyaller önceden hazırlanmalıdır.
-Gösteri tüm öğrencilerin rahatlıkla görüp duyabileceği bir yerde yapılmalıdır.
-Gösteri sırasında öğrencilerin soru sormasına izin verilmelidir.
-Gösteri sonunda öğretmen tarafından bir özet yapılmalı, soru-cevap etkinliği uygulanmalı, yanlış öğrenmeler varsa düzeltilmelidir.
-Gösteri sırasında öğrencilerden yardım alınabilir hatta gerektiğinde gösteri öğrenciler tarafından da yapılabilir.
Gösteri tekniğinin yararları:
-Hem göze hem kulağa hitap ettiğinden ilgi ve dikkat çekicidir.
-Gösterip yaptırma yöntemine göre daha ekonomiktir.
Gösteri tekniğinin sınırlılıkları:
-Öğrenciler pasiftir.
-Etkinlikler çok zaman alır.
-Gösteriyi yapanın bilgi ve beceri sahibi olması, önceden prova yapması önemlidir.
-Öğrencilerden dönüt alınmazsa etkisi azalır.
SORU-CEVAP
Öğretme-öğrenme sürecinde öğrenci aktivitesini artırmak, öğrencileri düşünmeye ve konuşmaya teşvik etmek için kullanılan bir tekniktir. Düz anlatım yönteminin sıkıcılığını azaltmak için de soru-cevap tekniği etkilidir.
Soru-cevap tekniğinde öğrenci algılama, hatırlama, düzenleme, ifade etme süreçlerini yaşadığından aktivitesi artar; bu da öğrencinin, anlatım yöntemine kıyasla daha kalıcı öğrenmeler gerçekleştirmesini sağlar. Bu teknik öğretmen öğrenci arasındaki etkileşimi de artırır.
Bilişsel alanın tüm düzeylerinde etkili olarak kullanılabilir.
Sınıf içi etkileşimi ve derse katılımı artırmak, konunun önemli noktalarını pekiştirmek, sebep-sonuç ilişkilerini buldurmak, dönüt alıp vermek ve düzeltme yapmak, konuları tekrar etmek gibi amaçlarla soru-cevap tekniği kullanılabilir.
Soru-cevap tekniğinin etkili kullanım ilkeleri:
-Amaçsız yere sorular sorulmamalı, her sorunun bir amacı olmalıdır.
-Sorular öğrenci düzeyine uygun olmalıdır.
-Öğrencilere ceza vermek amacıyla soru sorulmamalıdır. Sorular öğrenci aktivitesini artırmak üzere sorulmalıdır.
-Sürekli olarak soru sorulmamalıdır. Bu, öğrencilerde tedirginlik yaratabilir.
-Cevabı tek sözcükle geçiştirilebilen (evet, hayır…) kapalı uçlu sorular yerine öğrencileri düşünmeye sevk eden, uzun cevap, yaratıcılık, düşünme, yorum gerektiren açık uçlu sorular sorulmalıdır.
-Soru tek bir öğrenciye değil tüm sınıfa sorulmalıdır. Soru sorulduktan sonra öğrencilere belli bir düşünme süresi verilmeli, yine cevap gelmezse ipuçlarıyla doğru cevap buldurulmalıdır. Sorunun tek bir öğrenciye sorulması gerekiyorsa oturma sırası, numara sırası gibi belirli bir sıra takip edilmeden öğrenciler rastgele seçilmelidir. Böylece tüm sınıfın motivasyonunun üst düzeyde tutulması sağlanmış olur.
-Doğru cevaplar anında pekiştirilirken yanlış cevaplara da ipuçları verilerek öğrencilerin, yanlış öğrenmelerini düzeltmesi sağlanmalıdır.
-Öğrencilerin soru sormasına da imkân verilmelidir.
-Kendisini zor ifade eden öğrencilerin sözü asla kesilmemeli, bu öğrenciler sabırla dinlenmeli, diğer öğrencilerin de dinlemesi sağlanmalıdır.
-Öğrencilerin yanlış cevap vermekten çekinmeyecekleri demokratik bir ortam sağlanmalıdır.
Soru-cevap tekniğinin yararları:
-Öğrencilerin derse ilgisini ve motivasyonunu artırır.
-Öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci etkileşimini üst düzeye çıkarır.
-Dönüt almaya imkân sağladığından eksik ve yanlış öğrenmeler için düzeltme yapmak kolaylaşır.
-Öğretmen öğrencilerini, öğrenciler de birbirlerini tanıma imkânı bulur.

Soru-cevap tekniğinin sınırlılıkları:
-Kendilerine sürekli soru sorulması, öğrencilerde korku, tedirginlik veya kaygı yaratabilir. Bu yüzden sürekli olarak soru sormaktan kaçınılmalıdır.
-Derste sorulacak soruların eğitsel değer taşıması önemlidir. Bu yüzden sorular önceden, özenle hazırlanmalıdır.
-Soru-cevap tekniği ölçme ve değerlendirme amaçlı olarak sözlü sınav niyetine kullanılmamalıdır.
-Öğrenci düzeyine uygun olarak seçilmemiş sorulara cevap veremeyen öğrencilerde yetersizlik duygusu ve öz güven kaybı ortaya çıkabilir.
-Soru-cevap etkinliği sırasında konu dağılabilir, dersin asıl akışının dışına çıkılabilir.
DRAMA
Drama; öğrencilerin doğaçlama ve canlandırma yoluyla bir olayı, bir durumu, bir düşünceyi, bir yaşantıyı ya da soyut bir durumu sınıfın önünde sergilemesidir.
Öğrencilerin iç dünyasının anlaşılmasında etkili bir tekniktir. Drama aracılığıyla öğrencilerin yaratıcılıkları, iletişim becerileri gelişir.
Drama etkinliklerinde öğrencilere senaryo (yazılı bir metin, tekst…) verilmez (Biçimsel drama istisnadır, biçimsel dramada yazılı metin vardır.) ancak öğrenciler canlandıracakları roller hakkında bilgilendirilir. Drama etkinliğinden sonra sınıfta bir tartışma ortamı oluşturularak değerlendirme yapılır.
Drama tekniğinin yararları:
-Yaratıcılığı, iletişim becerilerini, sosyal becerileri ve empati (duygudaşlık) becerisini geliştirir.
-Drama, öğrencilerin iç dünyaları hakkında önemli ipuçları verir.
-Öğrenci katılımını en üst düzeye çıkaran zevkli ve eğlenceli bir öğretme-öğrenme tekniğidir.
-Çekingen ve tutuk öğrencilerin sosyalleşme süreçlerine katkısı vardır.
-Kişisel ve toplumsal problemlerin fark edilmesine ve çözümlenmesine olanak sağlar.
-Öğrencilerin kendini ifade etme becerilerinin yanında etkili dinleme becerilerini de geliştirir.
-Öğrencilerin öz güvenini artırır.
-Özellikle ilköğretim düzeyinde kendilerini drama yoluyla ifade eden öğrenciler mutlu olur ve doyum yaşarlar.
Drama tekniğinin sınırlılıkları:
-Sınıf mevcudu fazlaysa etkili kullanılamaz.
-Öğrenciler, kendi kişilik özelliklerine uygun olmayan rolleri canlandıramayabilirler. Roller öğrencilerin karakter özelliklerine uygun olarak dağıtılmalıdır.
-Yetenekli öğrenciler drama etkinliklerini gösteriye çevirip kendi kontrollerine alabilirler.
-Kimi zaman rekabet, yarışma gibi olumsuz duygular ortaya çıkabilir.
-Bazı öğrenciler, özellikle başlarda, katılmak istemeyebilirler. Gönüllü öğrenci bulmak zor olabilir.
-Bazen drama etkinliği esnasında sınıf düzenini sağlamada zorluklar çıkabilir.
-Öğrenci kazanımlarının değerlendirilmesi çok zordur.

Drama, temel olarak iki türdür:
1.Biçimsel (formal) drama: Daha çok yetişkin öğrencilere dönük olan drama türüdür. Oynanacak oyunlar planlıdır, roller daha önceden çalışılmış, ezberlenmiştir. (Bu drama türünde yazılı metin söz konusudur.)
2.Yaratıcı (informal) drama: Bu drama türünde ise yazılı bir metin yoktur. Yaratıcılık, doğaçlama ve öznellik ön plandadır. Bu etkinlik, bireye kendisi olma imkânı verir. Yaratıcı drama süreç odaklıdır ve grup olmadan uygulanamaz.
Yaratıcı dramada aşamalar ise “ısınma ve rahatlama, oynama, doğaçlama, oluşumlar (Oluşum, “daha önce hiç belirlenmemiş” çıkış noktalarından hareket edilerek varılmak istenen noktaya ulaşmayı ifade eder.) ve değerlendirme”dir.
ROL OYNAMA
Rol oynama tekniğinde birey gerçek kimliğinden uzaklaşarak başka bir kimliğe bürünür, kendisini başkasının yerine koyar. Duygu ve düşüncelerini başka bir kimliğe bürünerek ifade eder.
Bu tekniğin amacı, bir kavramı öğretmek ya da iletişim, empati (duygudaşlık) gibi bir beceriyi geliştirmektir. Birey başkalarının ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamaya çalıştığından rol oynama etkinliği en çok, empati (duygudaşlık) becerisini geliştirir. Ayrıca kendini ifade etmeye çekinen birey, başkasının rolüne girerek kendini daha rahat ifade edebilir. Bu teknik ayrıca öğretmenin, öğrencilerini tanımasına ve öğrencilerin derse aktif katılmasına da imkân sağlar.
Rol oynama tekniğinde öğrencilere hazır bir senaryo verilebileceği gibi öğrencilerden bir senaryo yazmaları da istenebilir.
Bu tekniğin etkili olabilmesi için etkinlikler küçük gruplarda gerçekleştirilmeli, canlandırılacak durum ya da olaylar öğrencilerle birlikte belirlenmeli, roller öğrencilerin özelliklerine uygun olarak dağıtılmalı, canlandırmalar 5-10 dakika ile sınırlandırılmalı ve etkinlik sonunda sınıfça değerlendirme yapılmalıdır.
Rol oynama tekniğinin yararları:
-Öğrenciye öz güven kazandırır, öğrenciyi sosyalleştirir, onun empati becerisini geliştirir.
-Sözlü ya da sözsüz ifade becerilerini geliştirir.
-Öğrenme ortamını daha motive edici ve eğlenceli hale getirir.
-Yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirir.
Rol oynama tekniğinin sınırlılıkları:
-Oyunlar yetenekli öğrenciler tarafından gösteriye dönüştürülebilir.
-Kalabalık sınıflarda etkisini yitirir, sınıf düzeni bozulabilir.
-Gönüllü öğrenci bulmakta sıkıntılar yaşanabilir.
-Sadece rol oynayanlar etkin katılır.
-Roller öğrencilerin özelliklerine uygun olarak dağıtılmazsa etkisiz kalır.
TARTIŞMA TÜRLERİ
Büyük grup tartışması
Genellikle öğretmen tarafından idare edilen ve tüm sınıfın katıldığı tartışmalardır. Öğrenciler, tartışılan konuyla ilgili ön bilgilere sahip olmalıdır. Sınıfta bir bütünlük oluşmasının istendiği ya da sınıfın alt gruplara bölünmesinin mümkün olmadığı durumlarda kullanılır.
Bu teknikte sınıftaki herkesin ilgisi canlı tutulabilir, sosyal beceriler gelişir, birlik ve beraberlik duygusu güçlenir ama bunun yanında kişi sayısı çok olduğundan her öğrencinin katılma şansı olmayabilir.
Büyük grup tartışmasını yönetecek öğretmenin sınıf yönetimi konusunda donanımlı olması önemlidir. Eğer sınıf mevcudu çok yüksekse küçük grup tartışmasını tercih etmek daha yerinde olacaktır.
Küçük grup tartışması
Genellikle 4-6 kişilik gruplarla yapılan tartışmalardır. Tüm öğrencilerin daha etkin katılımını sağlamak amacıyla uygulanır. Öğrencilerin konuyla ilgili ön bilgilere sahip olması, öğretmenin de tüm grupları dolaşarak etkinlikleri izlemesi önemlidir.
Temel amacı öğrencilerin birbirlerini tanıması, grup bilinci kazanması olan küçük grup tartışmalarında öğrenciler bir konuyu belirli bir süre tartıştıktan sonra ortaya çıkan görüşleri sınıfa açıklarlar.
Vızıltı grupları
Belirli sayıda öğrencinin belirli bir süre içerisinde fikir üretmesi ve varılan kararların açıklanması esasına dayanır. Öğrenci sayısı ve süreye göre farklı isimler alabilir. Örneğin 2 öğrencinin kişi başı 1 dakika olmak üzere toplam iki dakika tartıştığı gruplara Vızıltı 22, 5 öğrencinin 5 dakika tartıştığı gruplara ise Vızıltı55 adı verilir.
Buzz grup (Baz grup, araştırma grubu)
Öğrencilerin kendi ilgilerine göre, farklı mevcutlarda gruplar oluşturduğu, problem çözmeye dayanan bir tekniktir. Her öğrencinin en az bir defa lider olma hakkına sahip olduğu bu teknikte herkes görüşünü açıkladığında ve tekrara düşüldüğünde etkinlik sona erdirilir.
Münazara:
İki yönü bulunan bir konunun lehinde ve aleyhinde görüş beyan edecek iki grup oluşturulur. (Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı ?) Hangi grupta yer alacakları kararı öğrencilere bırakılmaz. Burada amaç öğrencilerin benimsemedikleri bir düşünceyi de savunmak zorunda kalmasını sağlamaktır. (Münazaranın bu özelliği kimi kaynaklara göre bir sınırlılıktır.)
Öğrencilerin bir süre hazırlık yaptıktan sonra jürinin önünde, yöneticinin de bulunduğu bir ortamda tartışırlar. Burada aslolan görüşlerin doğruluğu, bilimselliği değil ikna ediciliğidir. Önemli olan laf cambazlığı yapmak, hızlı düşünmek, karşı tarafın görüşlerini çürütmek, üste çıkmaktır. Kazanan jüri tarafından belirlenir.
Kollekyum
Kollekyumda iki panel grubu vardır. Bu gruplardan biri uzmanlardan (ya da uzman rolündeki öğrencilerden), diğeri de uzmanlara soru soracak olan öğrencilerden oluşur. Bu panel grupları genelde 3-4 kişiliktir. Sınıfın geri kalan kısmı, bu soru cevap-etkinliğini izleyerek konuyla ilgili öğrenmeler gerçekleştirir.
Zıt panel
Tamamen açıklığa kavuşturulamamış ya da işlenmiş ama tekrar edilmesi istenen konuların gözden geçirilmesinde kullanılır. Sınıf iki gruba ayrılır. Bir grup soru sormak üzere, diğer grup da sorulara cevap vermek üzere hazırlık yapar. Hazırlık sürecinden sonra soru-cevap etkinliğine geçilir. Bu etkinlik aracılığıyla konular tekrar edilir, ilgi canlı tutulur, konu gözden geçirilir ve yanlış öğrenmeler düzeltilir.
Panel
Genellikle 3-5 kişilik bir uzman grubu, bir başkanın yöneticiliğinde, bir grubun önünde, bir konuyu samimi bir ortamda tartışırlar. Panelde resmi bir ortam yoktur. Konuşmacılar sunumlarını yaptıktan sonra izleyiciler soru sorabilir. Panelde bir fikri çürütmek amaçlanmaz. Panelistlerin görüşlerinde bir zıtlık bulunmayabilir. Panelistler konunun farklı yönlerini ele alan uzmanlardır ve birikimlerini kendilerine ayrılan süre içinde (genellikle 5-8 dakika) paylaşırlar. Konular başkan tarafından panelin sonunda özetlenir. Panelin sonunda forum yapılabilir.
Sempozyum (Bilgi şöleni)
İşleyiş paneldekiyle benzer olmakla beraber temel fark bilimselliktir. Sempozyumda genellikle 3-6 kişilik uzman grubu kendilerine ayrılan süre içerisinde (genellikle 5-20 dakika), bir başkan yönetiminde görüşlerini açıklarlar. Panelden farkı bu sunumların bir bildiri ya da tebliğ biçiminde olmasıdır. Sempozyumlar çok uzun süreli olabileceği gibi pek çok farklı oturumda da gerçekleştirilebilir. Sempozyumun sonunda da panel ya da forum yapılabilir.
Forum
Karşıt görüşlere sahip konuşmacıların bir konu hakkındaki fikirlerini paylaşması için kullanılır. Bu kişiler paneldeki gibi aynı konunun farklı yönlerini ele almaz, kendi zıt görüşlerini kendilerine ayrılan süre içerisinde sırayla ifade ederler. Toplantıya katılanlar da soru sorabilirler.
Açık oturum
Güncel ve sosyal içerikli bir konunun herkesin izleyebileceği bir biçimde açık olarak tartışılması esasına dayanır. Ortamda bulunan herkes katılımcıdır ve katılımcılar defalarca söz alabilirler. Amaç bir sonuca ulaşmak değil, izleyicileri konu hakkında ayrıntılı biçimde bilgilendirmektir. Etkinliğin sonunda başkan bir özet yapar.
Fikir taraması
Dersin herhangi bir noktasında eğlence azalıp monotonluk başlayınca sınıfa hareketlilik, canlılık getirmek için kullanılır. Genellikle 4-9 kişiden oluşan gruplar belli bir konu üzerinde 5-10 dakika konuşur. Süreyi çok uzun tutmamak gerekir.
Çalıştay (Workshop, Düşünme atölyesi)
Konunun uzmanlarının belli bir yerde, belli bir süreliğine toplanarak bir problemi ele alması, problemin çözümüne yoğunlaşması şeklinde uygulanır. Katılımcılar çoğunlukla 6-8 kişidir. Oturumların sonunda bir rapor hazırlanır.
Çalışma grubu
Çalışma grubu, panele benzeyen bir tartışma türüdür. Panelden farkı sunu yapacak grubun önceden bir araya gelip araştırma-inceleme yapmasıdır. Yapılan araştırmanın sonuçları panel biçiminde sunulur. Ardından izleyicilerin de katılımıyla (sınıf içinde) bir değerlendirme yapılır.
Çalışma grupları oluşturulurken bir arada çalışabilecek öğrencilerin, yakın arkadaşların, sıra arkadaşlarının seçilmesi çalışmaları kolaylaştıran bir etkendir. Çalışma grupları öğrencilerde sorumluluk duygusunu geliştirirken plan yapma ve bu plana uyma, başkalarının görüşlerine saygılı olma, duygu kontrolü, iş birliği, iletişim, karar verme, yaptığı işi değerlendirme gibi yönlerden de öğrencilere katkı sağlar.
ANLATIM TEKNİKLERİ
Sunu (Brifing)
Herhangi bir konuda üst yetkiliye ya da üst kurula bilgi vermek için kullanılır.
Konferans
Dinleyicileri bilim, eğitim, kültür-sanat gibi herhangi bir konuda bilgilendirmek amacıyla yapılan konuşma türüdür.
Söylev (Nutuk)
Dinleyenleri coşturmayı amaçlayan, duygusal yönü ön planda olan konuşma türüdür.
Demeç
Yetkili kişilerin basına yönelik kısa bilgilendirme ya da açıklamalardır.
Düz anlatım
Öğretmenler tarafından öğrencilere bilgi aktarmak için kullanılan geleneksel öğretim yöntemidir.
ALTI ŞAPKALI DÜŞÜNME
Öğrencilerde çok boyutlu (lateral), sistematik ve yaratıcı düşünerek karar verme, problem çözme becerilerini geliştirmek için kullanılır.
İnsanlar problemlere daima alışageldikleri açıdan bakmaya, olayları tek bir yönüyle değerlendirmeye eğilimlidir. Altı şapkalı düşünme bu tek taraflı, tek boyutlu düşünmenin yerine çok boyutlu düşünmeyi öğretmede etkilidir.
Öğrenci bu teknikte bir problemi çözüme kavuşturmaya çalışırken sırayla her şapkanın anlamına uygun düşünme biçimini kullanır.
Altı şapkalı düşünme tekniğinde şapkaların renkleri ve bu renklerin anlamları şöyledir:
Beyaz şapka: Objektif, tarafsız düşünmeyi temsil eder.
Kırmızı şapka: Duygusal düşünmeyi temsil eder.
Siyah şapka: Olumsuz, karamsar düşünmeyi temsil eder.
Sarı şapka: İyimser, olumlu düşünmeyi temsil eder.
Yeşil şapka: Yaratıcı, üretken düşünmeyi temsil eder.
Mavi şapka: Kararlılığı, çözümü ve sonucu temsil eder.
Altı şapkalı düşünme tekniğinin uygulama aşamaları:
-Karara bağlanması gereken konu ya da çözülmesi gereken problem belirlenir.
-Etkinliğe katılanlar birbirlerini görebilecekleri biçimde oturarak sırayla tüm şapkalara uygun olarak görüşlerini dile getirirler.
-Açıklanan tüm görüşler dikkate alınır ve mavi şapkaya uygun olarak bir karara varılır. Böylelikle her öğrenci her şapka rengine uygun, farklı biçimlerde düşünmüş olur.

Altı şapkalı düşünme tekniğinin yararları:
-Öğrencilere çok boyutlu düşünme becerisi kazandırır.
-Uygulama, analiz, sentez ve değerlendirme düzeyinde kazanımların gerçekleştirilmesinde etkilidir.
-Sınıf içi etkileşimi artırır ve empatiyi (duygudaşlık) geliştirir.
-Öğrencilere yaratıcı düşünme fırsatı sunar.
-Öğrencilerin karar verme becerilerini geliştirir.
Altı şapkalı düşünme tekniğinin sınırlılıkları:
-Devinişsel (psikomotor) alan öğrenmelerinin gerçekleştirilmesinde etkili değildir.
-Her öğrenci aynı düzeyde katılamayabilir.
-Her derste ya da konuda uygulanamayabilir.
ALTI AYAKKABILI UYGULAMA
Altı şapkalı düşünme, duygu ve düşüncelerin paylaşımında kullanılırken altı ayakkabılı uygulama, uygulamaların paylaşımında kullanılır. Bu teknikte de her ayakkabının temsil ettiği bir uygulama biçimi vardır.
Altı ayakkabılı uygulama tekniğinde ayakkabıların türleri ve temsil ettikleri uygulama biçimleri şöyledir:
Lacivert ayakkabı: Rutin işleri ve resmî prosedürü ifade eder.
Gri spor ayakkabısı: Delil toplamayı ve toplanan bilgileri kullanmayı ifade eder.
Kahverengi yürüyüş ayakkabısı: İnisiyatif kullanmayı ve esnekliği ifade eder.
Turuncu lastik çizme: Tehlikeyi, acil müdahaleyi, güvenliğin sağlanması gerekliliğini ifade eder.
Pembe ev terliği: Problemi kendi problemi gibi görmeyi, karşısındakini ailesinden biri gibi görmeyi ifade eder.
Mor binici çizmesi: Resmî yetkili gibi hareket etmeyi, otoriteyi ifade eder.
MİKRO ÖĞRETİM
Öğretmen yetiştirmede kullanılan bir tekniktir. Bu etkinliklerde öğretmen adayları hem öğretmen hem de öğrenci rolündedir. Mikro öğretim, öğretmen adaylarına uygulama yapma, kendi uygulamaları üzerine düşünme, bu uygulamalardan deneyim elde etme, kendini değerlendirme imkânı tanır. Uygulama düzeyinde kazanımların gerçekleşmesini sağlar.
Mikro öğretim tekniğinin uygulama aşamaları:
-Öğretmen adayı seçtiği konuyla ilgili mikro (5-15 dakikalık) bir ders planı hazırlar.
-Öğretmen adayı konuyu öğretir.
-Bu ders videoya kaydedilir.
-Ders kaydı sınıfça izlenir, öğretmen adayına dönütler verilir.
-Öğretmen adayı dönütler doğrultusunda dersini yeniden planlar ve işler.
-Tekrar işlenen bu ders de sınıfça değerlendirilir.
Mikro öğretim tekniğinde dersin yeniden planlanması, işlenmesi söz konusu olduğundan bu tekniğe “öğret-yeniden öğret” de denilmektedir.
Mikro öğretim uygulamalarında dersin videoya kaydedilmesi önemli bir aşama olmakla beraber kimi sınıflarda bu etkinliğin video kaydı yapılmadan da uygulanması söz konusudur.
Öğretmen rolündeki öğretmen adayıyla öğrenci rolünde olan öğretmen adayları çoğunlukla sınıf arkadaşı ya da akran olduklarından kimi zaman doğal bir ortam yaratmada sıkıntılar yaşanmaktadır.
Bu uygulamalarda öğretmen adayları kendi öğretmenlik becerileri üzerine odaklanır, bu uygulamalarla öğretmenlik deneyimi yaşamaya çalışırlar. Bu da onlara teori ve uygulama arasında bağ kurabilme olanağı tanır.
Mikro öğretim tekniğinin yararları:
-Öğretmen adayının kaygı, telaş, heyecan düzeyini düşürür.
-Öğretmen adayına -dersini tekrar izleyerek- kendini değerlendirme imkânı verir.
-Yapay bir ortamda tecrübe kazandırır.
-Eleştirel bakışı ve eleştiriye tahammülü geliştirir.
Mikro öğretim tekniğinin sınırlılıkları:
-Sınıf ortamı bazen ciddiyetten uzaklaşabilir.
-Video kamera bulunmayabilir.
-Bazen öğretmen adayının heyecan düzeyi azalmak yerine artabilir.
-Eleştiriler teşvik edici olmak yerine şevk kırıcı olabilir.
-Mikro öğretim zaman açısından ekonomik değildir.
BENZETİM (SİMÜLASYON)
Bir beceriyi kazandırmada yapılması gereken asıl uygulamaların mâliyetli ve riskli olduğu durumlarda kullanılır. Öğrenciler, oluşturulan yapay ortamı gerçekmiş gibi ele alır ve çalışmalar yaparlar. Benzetim tekniği pek çok alanda kullanılabilmekle birlikte daha çok pilot, asker, sürücü, doktor veya astronot yetiştirmede kullanılır.
Oluşturulan sanal ortamlarda öğrenciler devinişsel alan öğrenmelerini gerçekleştirmenin yanı sıra problem çözme, karar verme gibi becerilerini geliştirir; analiz, sentez ve değerlendirmeler de yaparlar.
Gerçeğe yakın olarak oluşturulan yapay ortamlarda yapılan uygulamalar, pahalı ve tehlikeli etkinlikler gerektiren pek çok davranışın kazandırılmasında en etkili yoldur.
Benzetim tekniği uygulanırken dikkat edilmesi gerekenler:
-Düzenlenen yapay ortamlar gerçeğe olabildiğince yakın olmalıdır.
-Gerekli araç-gereç ortamda hazır bulundurulmalıdır.
-Etkinliklerin öğrenciler tarafından bir oyun olarak algılanmaması için, etkinliklerin amacı öğrencilere baştan anlatılmalıdır.
-Öğretmen sadece gerektiğinde müdahalede bulunmalı, süreç boyunca ipucu, dönüt, düzeltme ve pekiştireç vermelidir.
-Uygulama sonunda bir değerlendirme yapılmalıdır.
Benzetim tekniğinin yararları:
-Öğrenmeyi zevkli hale getirir, öğrenci katılımını artırır ve güdülenme düzeyini yükseltir.
-Yaparak yaşayarak öğrenmeye olanak sağlar, bu sayede kalıcı öğrenmeler gerçekleşir.
-Anında dönüt ve düzeltmeye imkân verir.
-Yaralanmaların ve kazaların önüne geçilmesini sağlar.
-Öğrencilere bildiklerini uygulama fırsatı verir.
Benzetim tekniğinin sınırlılıkları:
-Amacından saparak eğlenceye dönüşebilir.
-Gerçeğin aynısı olan bir yapay ortam oluşturmak mümkün değildir.
-Gerçek durumlarda, yapay uygulamalarda karşılaşılmayan durumlarla karşılaşılabilir.
-Yapay uygulamalar çoğunlukla daha basittir.
-Modellerin çok basit olması sıkıcılığa, çok karmaşık olması da yetersizlik duygusuna neden olabilir.
SOKRAT-BULDURMA
Sokrat tekniği bilinenlerden hareketle öğrencilere yeni bilgiler öğretmek amacıyla kullanılır. Sokrat’ın felsefi tartışmalarda kullandığı yöntemin eğitime uyarlanmasıdır. Sokrat tekniği soru-cevap tekniğinin farklı bir uygulamasıdır. Bu tekniğe Sokratik tartışma da denmektedir.
Sokrat tekniğinde öğretmen birinci aşama olan ironi (alay) aşamasında öğrencilere emin oldukları bilgilerle ilgili çeşitli sorular sorarak aslında bu bilgilerin çok da güvenilir olmadığı duygusunu yaşatır. İkinci aşama olan doğurtmaca aşamasındaysa öğretmen öğrencilere ipuçları vererek onları bilgiye ulaştırır. Öğretmen bilgiyi hazır sunmaz. Öğrenciler ipuçlarını takip ederek ve akıllarını kullanarak bilgiye ulaşırlar.
Sokrat’a göre öğretmen tüm insanlarda uyur halde bulunan bilgiyi sorular sorarak uyandırır. Eğitimin temel görevi budur.

SOKRAT SEMİNERİ
Sokrat semineri üst düzey bir metnin tartışılmasına dayanan bir tekniktir. Öğrencilerden, bu metinde geçen düşünceleri bulmaları istenir. Bu süreci, konu hakkında bilgi sahibi olan bir lider (çoğunlukla öğretmen) yönetir. Lider, öğrencilere ipuçları vererek, onları destekleyerek süreci yönetir. Öğrenciler bir yandan metni anlamaya ve çözümlemeye çalışırken diğer yandan eleştirel düşünme, tartışma gibi beceriler de kazanırlar. Bu etkinlikte ağır felsefî ve edebî metinler kullanıldığından Sokrat semineri küçük yaş gruplarındaki öğrenciler için uygun değildir.
ÖĞRENME HALKASI
Piaget’nin bilişsel gelişim teorisi temele alınarak geliştirilmiş bir öğretim tekniğidir. Sınıfta üç aşama ya da üç halka halinde uygulanır.
1.Halka: İnceleme ya da veri toplama: Öğrenciler bu aşamada çeşitli araç-gereç ya da materyalleri öğretmenin gözetiminde inceler. Böylelikle öğrencilerin zihninde, kendisinde var olan bilgilerle çözümleyemeyeceği, birtakım sorular oluşur. Öğrenci öğrenmeye hazır hale gelir.
2.Halka: Kavramın tanıtımı: Öğrenciye yeni kavramın tanımı ya öğretmen tarafından ya da kitap, film vs. aracılığıyla verilir. Bu ikinci aşama birinciyi mutlaka takip etmelidir.
3.Halka: Kavramın uygulanması: Öğrenci, öğreneceği yeni kavramı farklı durumlarda kullanır, pekiştirir. Öğrencinin yaparak yaşayarak öğrenmesi, diğer öğrencilerle ve öğretmenle iletişimi önemlidir.
AKVARYUM
Akvaryum tekniği, öğrencilere ilginç gelen ama üzerinde uzlaşmaya varamadıkları konuların öğretiminde kullanılır. Tekniğin verimli olabilmesi için öğrenciler akvaryum tekniğinin nasıl kullanıldığı konusunda bilgili olmalı, öğrencilerin ön bilgilerindeki eksiklikler tamamlanmalı, sınıfta demokratik bir ortam oluşturulmalı ve görüşler eleştirilmemelidir.
Akvaryum, iki farklı şekilde uygulanır.
1. uygulama:
Sınıfın uygun bir yerine bir çember çizilir. Çemberin ortasına bir sandalye konur. Öğrenciler çemberin etrafında toplanır. Görüşünü dile getirmek isteyen öğrenci sandalyeye oturup düşüncesini söyler. Çemberin dışındaki öğrenciler de söylenenleri dinler ve dönütler verirler. Sandalyede oturarak görüşlerini açıklayan öğrencinin sözünün kesilmemesi, tartışma esnasında notlar alınması ve etkinliğin sonunda sınıfça tartışmanın özetlenmesi önemlidir.
2. uygulama:
İç içe iki çember oluşturulur. Tartışma iç çemberde cereyan eder. Dış çemberdekiler tartışmayı izler. İç çemberde daha sonradan tartışmaya katılmak isteyecekler için boş yerler bırakılır. Dış çemberdekilerle iç çemberdekiler yer değiştirebilir. Tartışma sonunda sınıfça değerlendirme yapılır.

ÖYKÜ OLUŞTURMA
Öykü oluşturma tekniğinde öğrencilerden yarım bırakılmış bir öyküyü tamamlamaları istenebileceği gibi çeşitli sözcükler, cümleler, fotoğraflar verilerek bunlardan bir öykü oluşturmaları da istenebilir.
Bu etkinlik uygulanırken önce 3-5 kişilik gruplar oluşturulur. Ya bir öykü yarım bırakılarak tamamlanması istenir ya da bir fotoğraf gösterilerek öğrencilerin buna uygun bir öykü oluşturmaları istenir. Gruplara yaklaşık 15 dakika süre verilir. Yazılan öyküleri her gruptan bir kişi okur. Öyküler tüm sınıfın katılımıyla değerlendirilir.
Öykü oluşturma tekniğinde yarım bırakılan öykünün devamının ne olduğu söylenmez. Bu teknikte aslolan öğrencilerin yaratıcılıklarını ve yazma becerilerini geliştirmektir.
Öykü oluşturma tekniğinin yararları:
-Yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirir.
-Yazma becerilerini geliştirir.
-İş birliğini artırır.
Öykü oluşturma tekniğinin sınırlılıkları:
-Yazıya yatkınlığı olmayan, yazma becerisi yeterince gelişmemiş öğrencilerle bu tekniği uygulamak mümkün değildir.
BALIK KILÇIĞI
Balık kılçığı temel olarak nedenler ve sonuçlar arasındaki ilişkiyi göstermede kullanılır. Balığın kılçıkları herhangi bir problemin önce ana nedenlerinin sonra da alt nedenlerin yazılmasıyla doldurulur. Daha sonra bu nedenleri ortadan kaldıracak çözüm önerileri tartışılarak bulunmaya çalışılır. Balık kılçığı diyagramı, bir problem çözme yöntemidir ve ayrıntılı bir şekilde neden-sonuç ilişkisi çıkarmada kullanılır.
Balık kılçığı tekniğinin uygulama aşamaları:
-Problem durumu balığın baş kısmına yazılır.
-Problemin ana nedenleri ana kılçıklara ve bu ana nedenlere bağlı alt nedenler de balığın ince kılçıklarına yazılır.
-Her bir alt nedenin problemin ortaya çıkışına olan etkisi bulunmaya çalışılır.
-Toplanan verilerle problemin ne olduğu ortaya konur.
-Son aşamada problemin çözümüne ulaşılmaya çalışılır.
GÖRÜŞ GELİŞTİRME
İçinde belirgin çelişkiler bulunan bir konu hakkında öğrencilerde görüşler oluşturmak ve geliştirmek amacıyla kullanılır. Görüş geliştirme tekniğinde seçilen konunun belirgin çelişkiler içermesi, farklı bakış açılarına uygun olması önemlidir. “Türkiye’de işsizlik bitmelidir.” şeklindeki bir konu uygun değilken “Türkiye Avrupa Birliğine girmelidir.” uygun bir konudur.

Görüş geliştirme tekniğinin uygulama aşamaları:
-Tahtaya “Kesinlikle Katılıyorum, Katılıyorum, Kararsızım, Katılmıyorum, Kesinlikle Katılmıyorum” ifadelerini içeren tutum skalası (gösterge çizelgesi) yazılır ya da bu skala kartonlara yazılarak duvarlara yapıştırılabilir.
-Tartışma konusu açıklanır. (Hasankeyf’e baraj yapılmalıdır.)
-Öğrencilerden, hangi görüşteyseler tahtaya gelerek bu görüşlerini gerekçeleriyle birlikte açıklamaları istenir.
-Öğrenciler diğer görüşleri dinledikten sonra isterlerse fikirlerini değiştirebilirler.
-Tartışmaya tüm öğrencilerin katılmasına çalışılır.
-Ayrılan süre tamamlandığında (yaklaşık 15 dakika) ve artık yeni görüş gelmediğinde tartışma bitirilir.
-Görüş geliştirmede herhangi bir görüşün doğruluğu ya da yanlışlığı söz konusu değildir. Etkinliğin sonunda böyle bir yargıya varılmaz.
Görüş geliştirme tekniğinin yararları:
-Başkalarının görüşlerine saygılı olmayı öğretir.
-Kendini ifade etme becerilerini geliştirir.
-Demokrasi bilinci kazandırır.
-Bir görüşe körü körüne bağlanmak yerine esneklik ve gerektiğinde fikir değiştirme becerisi kazandırır.
-Görüşleri nedenleriyle açıklayabilmek, eleştirel düşünme becerisini geliştirir.
Görüş geliştirme tekniğinin sınırlılıkları:
-İçinde belirgin çelişkiler bulunan konular bulmak her zaman mümkün olmayabilir.
-Demokratik bilince ulaşmamış örencilerle uygulanması çok zordur.
-Kontrolden çıkma ihtimali yüksektir.
KARTOPU
Kartopu tekniği, öğretmenin sınıfa bir önerme yöneltmesiyle başlar. Tüm öğrenciler bu önermeyi önce bireysel olarak düşünürler. Hemen ardından her öğrenci sınıftan bir başka öğrenciyle ikişerli gruplar oluşturur. Bu ikili gruplar dörtlü, dörtlü gruplarsa sekizli gruplar oluşturur. Ulaşılan sonuçlar sınıfa sunulur. Etkinlikte grupların gitgide büyümesinden dolayı tekniğe bu ad verilmiştir.
Kartopu tekniği fikirlerin gittikçe büyüyüp geliştiği, tüm öğrencilerin katılımını sağlayan, iş birliği içinde çalışmayı öğreten bir tekniktir.
İSTASYON
Yaratıcı düşünme, başlanmış bir işe katkıda bulunma, iletişim, iş birliği içinde çalışma becerilerini geliştirmek ve özel yetenekleri ortaya çıkarmak amacıyla kullanılan bir tekniktir.
İstasyon tekniğinde öğrenciler ayrıca kendilerinin de bir şeyler üretebildiklerinin farkına varırlar. Katılımdan keyif alırlar. Bu teknikte çekingen öğrenciler de sürece aktif katılırlar. İstasyon uygulamalarında öğrenciler ayrıca birbirlerini tanırlar ve kurallara uymayı öğrenirler.

İstasyon tekniğinin uygulama aşamaları:
-Sınıfın içerisinde ayrı birer masada istasyonlar kurulur. Bu istasyonlar fizikî şartlar uygunsa her biri ayrı birer sınıfta da oluşturulabilir.
-İstasyon sayısı genellikle üç olmakla birlikte bu bir zorunluluk değildir. İstenirse daha fazla istasyon da oluşturulabilir.
-Bu istasyonların üzerine adları yazılır. (Şiir, müzik, afiş, öykü istasyonu gibi)
-Her masaya etkinlikler için gerekli araç-gereç ve materyal bırakılır.
-Öğrencilerle birlikte konu belirlenir ve bu konu tahtaya yazılır.
-Öğrenciler istasyon sayısı kadar gruba ayrılır.
-Etkinliğin tamamını çoğunlukla öğretmen yönetirken her istasyonun başında da bir istasyon şefi bulunur.
-Her grup bir istasyonda yaklaşık 10 dakika çalışır.
-Zil çalınır. Zil çaldığında her grup yaptığı çalışmayı yarıda bırakır ve diğer istasyona geçer.
-Gruplar, bulundukları istasyonda daha önce başlanmış işi yapmayı sürdürür.
-Her istasyondan, tüm sınıfın katkısıyla bir ürün çıkar.
KONUŞMA HALKASI
Konuşma halkası öğrencilerde en çok, empati (duygudaşlık) becerisini geliştirmeyi amaçlar. Genellikle duygusal yönü ağır basan bir öykü anlatılır, canlandırılır, seyrettirilir veya gerçek bir olay paylaşılır.
Öğrencilerden, kendilerini bu öyküde ya da olaydaki birinin yerine koyarak o kişinin ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamaya, yaşamaya çalışmaları istenir. Bu amaçla öğrencilere “Sizce bu kişi ne düşünmüştür?” “Sizce bu kişi ne hissetmiştir?” gibi sorular sorulur.
Konuşma halkası tekniğinin uygulama aşamaları:
-Öğrencilerin U düzeninde oturması sağlanır.
-Uygulama esnasında uyulacak kurallar belirlenir. (Söz hakkı bizde değilse konuşmayacağız, gerekçelerimizi belirteceğiz, kırıcı olmayacağız, hakaret etmeyeceğiz…) Bu kurallar herkese okunur, tahtaya yazılır ya da herkesin görebileceği bir yere asılır.
-Konuşma sırasının kimde olduğunu gösterecek bir konuşma nesnesi belirlenir. Bu nesne bir silgi, bir kalem ya da bir mendil olabilir.
-Etkinliğe konu olan öykü ya da olay sınıfla paylaşılır.
-Konuşma nesnesi verilerek uygulama başlatılır.
-Sınıfa daha önce belirlenen bir soru sorulur.
-Sınıftaki tüm öğrenciler görüşlerini beyan ettikten sonra yeni soruya geçilir.
-Sıra kendisine gelen öğrenci “geçiniz” ya da “pas” diyerek sırayı yanındaki arkadaşına verebilir. Öğretmen her öğrencinin görüş bildirmesi için onları cesaretlendirmeye çalışmalıdır.
-Tüm sorular bittikten sonra öğretmen de görüşlerini sunar. Görüşler özetlenir ve etkinlik bitirilir.

Konuşma halkası tekniğinin yararları:
-Hemen her öğrencinin derse katılmasını sağlar.
-Sınıf içi etkileşimi artırır.
-Empati (duygudaşlık) becerisini geliştirir.
-Kendini ifade etme becerisini geliştirir.
Konuşma halkası tekniğinin sınırlılıkları:
-Her ders ya da konuda uygulanması mümkün olmayabilir.
-Kalabalık sınıflarda uygulanması zordur.
-İçine kapanık öğrenciler sürece katılmakta zorlanabilir.
ANALOJİ
Öğrencilerin bilmediği ya da anlamakta zorlandığı bir olayın başka bir olayla ilişkilendirilerek, karşılaştırılarak; o olaya benzetilerek öğretilmesidir. Analojide öğretilen şey benzetim (simülasyon) tekniğindeki gibi bir beceri ya da bir hareket değil, bir bilgidir.
Bilgiyi işleme kuramını öğretecek bir öğretmenin, bilgisayarın çalışma sistemini örnek vererek konusunu öğretmesi analoji tekniğine örnek olarak verilebilir.
Soyut konuların somutlaştırılmasında etkili olan analoji tekniği yerli yerinde kullanılırsa kavram yanılgılarının giderilmesinde de etkilidir. Ancak kullanılacak analoji iyi seçilmezse ya da yanlış seçilirse kavram yanılgılarının ortaya çıkmasına veya yanlış öğrenmelere sebep olabilir.
EĞİTSEL OYUN
Bu teknik öğrenilenlerin tekrar edilmesi ya da pekiştirilmesi için kullanılır. Eğitsel oyunlar bireyleri bedensel ve zihinsel olarak geliştirdiği gibi öğrenmeyi zevkli hale de getirir.
Eğitsel oyun uygulamalarında dikkat edilmesi gereken hususlar:
-Bir dersin tamamı eğitsel oyuna ayrılmamalı, oyunlara dersin ortasında ya da sonunda 5-10 dakika zaman ayrılmalıdır.
-Eğitsel oyunlar sadece eğlence olsun diye değil öğrenmeye katkı sağlayacak biçimde uygulanmalıdır.
-Etkinliğin yararlı olması öğretmenin, hazırlık sürecinde göstereceği titizliğe bağlıdır.
-Oyunlar öğrencilerin düzeyine uygun olarak seçilmeli, tüm öğrencilerin katılabileceği kadar açık ve anlaşılır olmalıdır.
Eğitsel oyunların yararları:
-Öğrenmeyi zevkli hale getirir.
-Öğrencilerin aktif katılımını sağlar; zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunur; yaratıcılıklarını geliştirir.
-Öğrenciler arasında iş birliğini ve dayanışmayı artırır.
Eğitsel oyunların sınırlılıkları:
-Kimi öğrenciler oyunları bir yarışmaya dönüştürebilir.
-Her ders ya da konuda uygulanamayabilir.
-Eğitsel oyun hazırlamak zordur. Hayal gücü ve yaratıcılık gerektirir.
-Araç-gereç ve materyal gerektirebilir.
DENEY
Bilimsel bir ilkeyi ya da olayı test etmek veya kanıtlamak için yapılan planlı bir etkinliktir. Deney, birincil bilgi kaynağıdır. Bundan da anlaşılacağı gibi deneyin gerçekten verimli olması için öğrenciler tarafından yapılması gerekir. Deneyin öğretmen tarafından yapıldığı durumlarda ise öğrenciler gözlem yaparlar. Aslında deney bir gözlemdir ancak deney gözlemden “denetimli olması ve koşullar değiştirilerek tekrar edilebilmesi” özellikleriyle ayrılır.
Deney hem buluş hem de araştırma-inceleme stratejisinde sıklıkla kullanılır. Bilişsel alanın uygulama ve üstü hedeflerinin gerçekleştirilmesinde etkilidir.
Deneyin etkili bir biçimde uygulanması için deney planı yapılmalı, gerekli araç-gereç hazırlanmalı, güvenlik önlemleri alınmalı, öğrenciler deney konusunda bilgilendirilmeli, deney sonunda tartışma ve değerlendirme yapılmalıdır.
Deney tekniğinin yararları:
-Öğrencilere yaratıcı ve bilimsel düşünme yeteneği ile araştırma-inceleme becerisi kazandırır.
-Birden çok duyu organıyla aktif katılımı sağladığından kalıcı öğrenmeler gerçekleşir.
-Öğrenilen bilgilerin uygulanmasına imkân verir.
-Öğrencilerde araç-gereç kullanma, tedbirli olma, tertipli düzenli olma becerilerini geliştirir.
Deney tekniğinin sınırlılıkları:
-Deney tekniği diğer birçok tekniğe göre mâliyetlidir çünkü araç-gereç ve materyal kullanımı gerektirir.
-Deneyin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi zaman alır.
-Deney uygulanırken sınıfın kontrolünü sağlamak zorlaşabilir.
-Deneyde her öğrenci aynı düzeyde başarılı olamayabilir.
-Araç-gereç yetersizse, fizikî ortam uygun değilse ve sınıf kalabalıksa uygulanması zordur.
-Birtakım kazalara yol açabilir.
-Her derste ya da konuda deney yapılamaz.
-Tüm öğrencilerin katılımı sağlanamayabileceği gibi deneyin sadece öğretmen tarafından yapılması, etkinliği “gösteri tekniği”ne dönüştürebilir.
-Aslolanın deneyden bilimsel sonuçlar çıkarmak olduğu unutulup deneyin başarıyla uygulanması yeterli görülebilir.
ARGÜMANTASYON (DAYANAKLANDIRMA)
Bir bilim adamının yaşamı argümantasyonla geçer. Argümantasyon; ortaya atılan düşünceyi delillere dayandırmak demektir. Bir süreç olarak ele alındığında argümantasyon; bilimsel bir konu hakkında fikirler ileri sürme, destekleme, eleştirme, değerlendirme ve arıtma etkinliklerini içerir.
Argümantasyon öğrencilerde var olan kavram yanılgılarının ortadan kaldırılmasında etkilidir. Çünkü öğrenciler bu sayede kendilerinin ve başkalarının düşünceleri üzerinde derinlemesine düşünürler. Ayrıca öğrenciler, düşüncelerin değişebildiğini, sorgulandığını, geliştirilebildiğini yine argümantasyon aracılığıyla fark edebilirler.

İŞ BAŞINDA EĞİTİM
Benzetim (simülasyon) tekniğindeki gibi yapay bir ortam oluşturmaya gerek olmadan herhangi bir işin nasıl yapıldığının, yaparak yaşayarak öğrenme ilkesine uygun olarak öğretilmesine imkân veren bir tekniktir.
İş başında eğitim özellikle meslekî eğitimde, bunun yanı sıra hizmet içi eğitimde ve öğretmen eğitiminde de kullanılır.
İş başında eğitim uygulamalarında pratik uygulamalardan önce teorik bilgilerin verilmesi; gerekli güvenlik önlemlerinin alınması ve etkinlik sırasında geri bildirim verilmesi, eksiklerin giderilmesi ve hataların düzeltilmesi önemlidir.
BİLİŞSEL ÇIRAKLIK
Bilişsel çıraklıkta öğrenci bir uzmanı gözleyerek bir işin nasıl yapıldığını öğrenmeye çalışır. Sürecin başında uzmanın yardımı üst düzeydeyken bu yardım git gide azalır. Sonunda öğrenci, işi kendi başına yapabilecek duruma gelir. Uzmanın öğrencilere yaptığı yardımı aşama aşama azaltması gerekli geri bildirimleri etkili biçimde verebilmesi bu süreçte büyük öneme sahiptir. Bilişsel çıraklıkta şu aşamalar vardır:
1.Model alma: Uzman, bir işi öğrencilerin gözleyebileceği şekilde yapar; öğrenciler de bu süreci gözler.
2.Çalıştırma: Öğrenci, öğreticinin gözetiminde beceriyi sergiler.
3.Destekleme: Öğretmen, beceriyi sergileyen öğrenciye yardım eder, dönütler verir.
4.İfade etme: Öğretmen, öğrencilerin yaptığı etkinliklerin aşamalarını açıklar.
5.Yansıtma: Öğretmen ve öğrenciler, öğrencilerin sergilediği becerileri diğer öğrencilerin sergiledikleri becerilerle karşılaştırır.
6.Öteleme: Öğretmen verdiği desteği keser. Öğrenciler işi kendilerine özgü biçimde ortaya koyarlar.
A’DAN Z’YE
Bu etkinlikte bir kavram ya da bilgi alfabenin tüm harfleri kullanılarak analiz edilir. Bilgi ya da kavramla ilgili olarak alfabenin tüm harfleriyle başlayan cümleler kurulur. Bu cümleler alt alta yazılır. Kimi durumlarda her harfle cümle kurulmaz, herhangi bir harfe bir cümle içindeki kavramda yer verilir ve bu kelime alttaki harfle ilişkilendirilir.
**
KAVRAM YANILGILARI
Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımına kavram denilmektedir. Kavramlar öğrenme sürecinin en önemli dayanağıdır. Diğer taraftan kavramların yanlış öğrenilmiş olması da öğrenmenin önünde önemli bir engeldir.
Kavramların anlamlı öğrenilmesinin önünde iki temel etken vardır. Bu etkenlerin birincisi çocukların okula gelmeden önce sahip oldukları kavramlardır. Çocuklar okulda eğitime başlamadan önce olayları, durumları kendi düşüncelerine göre kabul ederler. İkinci etken ise kavram yanılgılarıdır. Bireyin sahip olduğu kavram eğer bilimsel kavramlarla uyuşmuyorsa bu kavram yanlıştır. Okullarda kavram yanılgıları kavramların yanlış öğretilmesi, öğretimde kullanılan dilin öğrencinin seviyesinin üzerinde olması, öğrencinin konular arasında bağlantı kuramaması, soyut konuların somutlaştırılamaması, öğrencinin öğrendikleriyle günlük hayat arasında bağlantı kuramaması, kavramın öğrenci tarafından yanlış anlaşılması, bilgi eksikliği gibi pek çok sebepten kaynaklanabilir.
Öğrencileri sahip oldukları yanlış kavramlardan vazgeçirmek oldukça zordur ancak gereklidir. Bu düzeltmeyi gerçekleştirmek için önce kavram yanılgılarının tespit edilmesi, yanlış kavramları doğrularıyla değiştirmenin yollarının bulunması ve yanlış kavramların tekrar ortaya çıkmasının engellenmesi gerekir. Anlamlı öğrenmenin gerçekleşmesi için bu kavramsal değişim sürecinin gerçekleşmesi gerekir.
Kavram yanılgılarını tespit etmede ve gidermede
-Kavram haritaları
-Kavram ağları
-Kavramsal değişim metinleri
-Tahmin-gözlem-açıklama
-Vee diyagramı
-Kavram karikatürü
-Anlam çözümleme tabloları
-Çalışma yaprakları
-Kavram kargaşası yaratma
gibi pek çok teknik kullanılabilir.
KAVRAM HARİTALARI
Kavram haritaları anlamlı öğrenmeyi sağlamak amacıyla kavramlar arasındaki ilişkilerin iki boyutlu şemalarla ifade edildiği, bir yol haritası gibi yol gösteren eğitim araçlarıdır.
Kavram haritaları sınıflama yapmayı, önceki öğrenmelerle yeni öğrenilenler arasında anlamlı ilişkiler kurmayı, analitik ve şematik düşünmeyi kolaylaştırır.
Kavram haritası türleri
Örümcek ağı (Örümcek harita): Temel bir kavram ve onunla ilişkili kavramların gösterilmesinde kullanılır.

Balık kılçığı: Bir olay ya da duruma özgü sebep-sonuç ilişkisini ortaya koymada nedenler ve alt nedenleri yapılandırmada kullanılır. Ana nedenler kılçıkların üstüne alt nedenler de altına yazılır.

Sınıflama: Bilgilerin belli bir sistematiğe göre sınıflanması amacıyla kullanılır.

Olaylar zinciri: Kavramın aşamalarının gösterilmesinde kullanılır.

Kavram haritaları derse girişte, araştırma, açıklama, geliştirme ve değerlendirme aşamalarında farklı amaçlarla kullanılabilir.
Kavram haritalarının yararları:
-Öğrenmeleri anlamlı ve kalıcı hale getirir.
-Ön bilgilerle yeni öğrenilenler arasında bağ kurulmasına yardımcı olur.
-Yeni ünitenin kapsamını göstermede kullanılabilir.
-Öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyini belirlemede etkilidir.
-Kavram yanılgılarının tespitinde ve giderilmesinde etkilidir.
-Bir ölçme aracı olarak kullanılabilir.
-Bilginin nasıl yapılandırıldığını ortaya koymada kullanılabilir.
ANLAM ÇÖZÜMLEME TABLOLARI
İki boyutlu bu tabloların birinci boyutunda kavramlar, ikinci boyutunda da özellikler vardır. Kavramın özellikleri tabloda uygun yere işaretlenir. Anlam çözümleme tabloları kavramların ayırt edici özelliklerinin öğrenilmesinde kullanılır.
Özellik1 Özellik2 Özellik3 Özellik4
Kavram1

Kavram2
Kavram 3

KAVRAM AĞLARI
Kavram ağlarında merkezde ana kavram yer alır, ana kavramın etrafında ise bu kavramla ilgili diğer kavramlar yer alır. Merkezdeki kavramdan diğer kavramlara doğru ilişkiler oklarla gösterilir. Kavram ağlarının yetersiz kaldığı durumlarda ilişkilerin sistematik biçimde gösterilebileceği daha kapsamlı kavram haritaları kullanılır.
KAVRAMSAL DEĞİŞİM METİNLERİ
Kavramsal değişim metinlerinde önce öğrencilerin konuyla ilgili kavram yanılgıları belirtilir. Ardından bu kavram yanılgısının yanlışlığını ispat edecek delillere yer verilir, örnekler ve yeni bilgiler verilir. Böylece kavramsal değişim sağlanmış olur.
VEE (V) DİYAGRAMI (VEE HARİTASI, VEE HEURİSTİĞİ)
Öğrenme-öğretme sürecinin başında, süreç esnasında ve süreç sonunda bazı soruların cevaplanmasıyla öğrenmelerin daha anlamlı ve kalıcı olacağı varsayımına dayanır. V diyagramı Gowin tarafından daha çok laboratuvar çalışmalarının öğrenciler tarafından daha iyi anlaşılması amacıyla geliştirilmiştir.
V biçimindeki bu diyagramın ortasında odak soru, solunda kavramsal, sağındaysa yöntemsel kısım yer alır. Yani diyagramın sol tarafı düşünme/bilme sağ tarafıysa yapma/uygulama kısmıdır.
V diyagramı geleneksel laboratuvar raporlarına alternatiftir. Bir öğretim aracı olarak, kavram yanılgılarını saptamada bir araç olarak ve ölçme-değerlendirme aracı olarak kullanılabilir.
kavramsal kısım odak soru yöntemsel kısım

KAVRAM KARGAŞASI YARATMA
Öğrencilerin fikirleriyle bilimsel fikirler arasındaki farktan, öğrencilerin fikirleri ile sınıf arkadaşlarının fikirleri arasındaki farktan, öğrencinin zihninde oluşan iki farklı fikir arasındaki farktan, öğrencinin oluşturduğu modelin olayı açıklamadaki yetersizliğinden yararlanılarak kavram kargaşası yaratılabilir. Kavram kargaşası yaratmak öğrencinin kafasında var olan düşüncenin işe yaramadığını kendisine göstermekle olur.
KAVRAMSAL KARİKATÜR
Birden çok insan ya da hayvan figürünün bir kavramı tartıştığı ve içlerinden yalnızca birinin doğru fikri dile getirdiği karikatürlerdir. Hem öğretim amacıyla (örneğin tartışma yoluyla) hem kavram yanılgılarını belirlemek amacıyla hem de ölçme değerlendirme amacıyla kullanılabilir. Kavramsal karikatürler mizah unsuru içermez. Daha doğrusu asıl amaç kavramsal karikatürün komik olması değildir.
TAHMİN-GÖZLEM-AÇIKLAMA (T-G-A)
Bu yöntemde yapılandırmacılığa uygun olarak eğitim esnasında öğrenciler, düşüncelerini açıklamaları, hipotezler geliştirmeleri (tahmin aşaması); düşüncelerine meydan okuyan durumlarla karşı karşıya gelmeleri (gözlem aşaması); küçük gruplarda tartışarak olaylara alternatif yorumlar geliştirmeleri konularında teşvik edilir.
ÇALIŞMA YAPRAKLARI
Öğrencilerin ne yapması gerektiğinin belirtildiği işlem basamaklarını içeren, bilgilerini kendi zihinlerinde kendilerinin kurmalarına yardım eden, aynı anda tüm sınıfın etkinliklere katılımını sağlayan araçlardır. Çalışma yaprakları kavram yanılgılarını en aza indirmede etkili bir araçtır. Bu yüzden çalışma yaprağı düzenlenirken öğrencilerin konuyla ilgili yanlış anlamaları ve anlama güçlükleri dikkate alınmalıdır. Çalışma yapraklarında ders süresi içinde tamamlanabilecek etkinliklere yer verilmelidir. Her öğrenci için bir çalışma yaprağı düzenlenmelidir.
**
GEZİ
Araştırma-inceleme yapmak ya da kimi eğitsel amaçları gerçekleştirmek için okul tarafından düzenlenen planlı ziyaretlere gezi denir. Gezi tekniği öğrencilere ilk elden somut yaşantılar sağlar ve öğrenecekleri şeyi doğrudan görmelerine ve öğrenecekleriyle doğrudan etkileşim kurmalarına imkân verir.
Herhangi bir dersle ya da konuyla ilgisi olmayan, eğitsel değer taşımayan ziyaretler gezi olarak değerlendirilmez.
Gezi tekniğinin etkili kullanım ilkeleri:
-Gezinin konusunun ne olduğu, gezinin nereye yapılacağı ve süresinin ne kadar olacağı ayrıntılı olarak planlanmalıdır.
-Gezi ile ilgili gerekli izinler alınmalıdır.
-Gezide yapılacak etkinlikler konusunda öğrenciler önceden bilgilendirilmelidir.
-Gezideki etkinlikler derste işlenen konularla paralel ve onları destekleyici olmalıdır.
-Gezi esnasında bazı disiplin sorunları ortaya çıkabilir.
-Geziden sonra mutlaka bir değerlendirme yapılmalıdır.
Gezi tekniğinin yararları:
-Öğrenci olayları, durumları veya nesneleri görerek, onlara dokunarak ilk elden, somut yaşantılar aracılığıyla bilgilenir.
-Her derste kullanılabilir.
-Öğrencilerde araştırma-inceleme merakı ve becerisi gelişir.
-Okul-çevre etkileşimi artar.
Gezi tekniğinin sınırlılıkları:
-Gezilerin planlanması zordur.
-Gezi için uyulması gereken yasal sorumluluklar bilinmeli ve gerekli izinler alınmalıdır.
-Araç-gereç, zaman ve para açısından ekonomik değildir.
-İyi planlanmazsa sadece vakit kaybına dönüşebilir.
GÖZLEM
Gözlem; bir olay, durum ya da nesnenin planlı ve sistemli olarak incelenmesidir. Öğrenciler gözlem tekniği sayesinde bireysel ya da grup olarak olayları ya da nesneleri gerçek halleriyle görebilir, böylece varlıklar ya da olaylarla ilgili birinci elden bilgi edinir, araştırma-inceleme becerileri kazanırlar.
Öğrencilere uygulama ve üstü davranışların kazandırılmasına uygun olan gözlem tekniğiyle bir doğa olayı incelenebileceği gibi sosyal birtakım olaylar da incelenebilir.
Gözlem tekniğinin etkili kullanım ilkeleri:
-Gözlemin hedefi, konusunun ne olduğu, gözlemin nerede yapılacağı ve süresinin ne kadar olacağı ayrıntılı olarak planlanmalıdır.
-Öğrenciler gözlem konusunda önceden bilgilendirilmelidir.
-Gözlem, derste işlenen konularla paralel olmalı ve derste işlenen konuları desteklemelidir.
-Gözlem sonuçları anında kaydedilmelidir.
-Gözlem yapılan ortama dışarıdan müdahale edilmemelidir.
-Gözlem sonuçları mutlaka sınıfça tartışılıp değerlendirilmelidir.
Gözlem tekniğinin yararları:
-Birçok duyu organı kullanıldığı için öğrenmeler kolay ve kalıcı olur.
-Öğrencilerde araştırma-inceleme merakı ve becerisiyle bilimsel düşünme becerisi gelişir.
-Okul-çevre etkileşimi artar.
Gözlem tekniğinin sınırlılıkları:
-Zaman, para ve araç-gereç açısından ekonomik değildir.
-Tek bir gözlemden istenen sonuç alınamayabilir, bu yüzden gözlemin tekrarlanması gerekebilir.
-iyi planlanmayan gözlemler sadece vakit kaybına dönüşebilir.
-Gözlem esnasında tüm öğrencileri disipline etmek zor olabilir.
SERGİ
Değişik alanlarda üretilmiş ürünlerin bir plan dâhilinde düzenlenerek tanıtılmasına sergi denir. Sergi öğrencilerin değişik duyu organlarını kullanarak öğrendiği bir tekniktir. Sergi yaparak yaşayarak öğrenmeyi sağladığı için de önemlidir.
Öğrenciler kimi sergileri ziyaret edebildikleri gibi kendileri de ürünlerini sergileyebilirler. Bu amaçla bireysel ya da grupla ürünler ortaya koyar; grup çalışmalarında iş birliği içinde birlikte çalışmayı öğrenirler. Bu etkinlikte hem ürün üretme süreci hem de ürünler değerlendirilir.

Sergi tekniğinin yararları:
-Öğrencilerin belli derslere ya da konulara ilgi duymasını sağlar.
-Öğrenciler çalışmalarını başkalarına sunma imkânına kavuşur.
-Değişik duyu organlarına hitap ettiğinden kalıcı öğrenmeler sağlar.
Sergi tekniğinin sınırlılıkları:
-Planlanması, hazırlanması, düzenlenmesi oldukça zordur.
-Zaman ve mâliyet açısından ekonomik değildir.
EV ÖDEVİ
Ev ödevleri derste öğrenilenlerin tekrarını, pekiştirilmesini böylece kalıcı olmasını sağlamak ve öğrencileri araştırmaya teşvik etmek amacıyla kullanılan çalışmalardır. Öğrenciler ödevlerini yaparken bireysel ya da grupla çalışabilir.
Ev ödevi verilirken nelere dikkat edilmelidir?
-Ev ödevleri eğitsel değer taşımalıdır.
-Ev ödevleri derste öğrenilenlerin tekrarını ve pekiştirilmesini sağlamalıdır.
-Ev ödevleri öğrencilerin kapasitesine uygun olmalıdır. Öğrenci kapasitesini aşan ödevler öğrencilerde yetersizlik duygusu yaratabilir.
-Ödevler hakkında öğrenciye mutlaka geri bildirim verilmelidir.
-Ev ödevleri öğrencilerin tüm boş zamanlarını alacak biçimde uzun olmamalıdır.
-Ödevler tüm öğrenciler için açık ve anlaşılır olmalıdır.
-Öğrenciyi cezalandırmak, oyalamak, kendi kendine öğrenmesini sağlamak, sınıfta bitmeyen etkinlikleri öğrencilere evde tamamlatmak ya da velilere şirin görünmek için ödev verilmemelidir.
Ev ödevinin yararları:
-Öğrencilerin, ders dışındaki zamanlarının bir kısmını eğitsel etkinliklerle geçirmelerini sağlar.
-Öğrenilenlerin tekrarı ve pekiştirilmesi imkânını verir.
-Öğrencilere bağımsız çalışma becerisi kazandırır.
-Bir sonraki derse hazırlanma olanağı sunar.
-Öğrencilere yeni bilgi ve beceriler kazandırır.
-Öğrenilenlerin kontrolünü kolaylaştırır.
Ev ödevinin sınırlılıkları:
-Ödevler konusunda öğrencilere geri bildirim verilmezse etkisi azalır.
-Öğrenci ödevlerini başkalarına yaptırabilir.
-Öğrenci düzeyinin üzerindeki ödevler yetersizlik duygusu yaratır.
-Çok uzun zaman alan ödevler öğrencileri okuldan soğutabilir.
GÖRÜŞME
Herhangi bir konu ya da sorunla ilgili olarak uzman kişilerden bilgi elde etmek, bu kişilerin duygu ve düşüncelerini öğrenmek için onlarla yapılan konuşmalardır.
Görüşme tekniği farklı yaş ve meslek gruplarından kişilerle tanışma olanağı sağlayan bir teknik olsa da bazı çekingen öğrencileri etkinliğe katmada kimi sorunlar yaşanabilir.

MÜZE EĞİTİMİ
Müzeler, geçmişle bugün ya da geçmişle gelecek arasında bağ kurulmasına yardımcı olur. Müze eğitimi sayesinde öğrenciler geçmişte yaşananları daha iyi anlar, bugünü anlamada ve yarını kurgulamada bu öğrendiklerinden yararlanma ve çok yönlü öğrenmeler gerçekleştirme fırsatı bulur.


2 yorum
“ÖYT-TEKNİKLER”
Avatar
Elif Aslanyürek

Hocam herşey için teşekkür ederim.Emeğinize sağlık çok güzel bir dönem geçirdik. Notlarınızın da çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Umarım bir gün yine bir yerde karşılaşmak nasip olur. :)


Avatar
Mustafa

Içerik güzel hazırlanmış . Elinize sağlık




Gerekli



Gerekli - Görünmeyecektir.


Yorum:

ANLATIM
Öğretmen merkezli bir yöntemdir, konuşmaya dayalıdır. Özellikle sunuş stratejisinde çok sık kullanılır.
Anlatım yönteminin kullanıldığı yerler:
-Öğrencilerin ilgisinin derse çekilmesinde
-Öğrencilerin güdülenmesinde
-Dersin giriş bölümünde
-Konuların ana hatlarının ve temel noktalarının sunulmasında
-Dersin özetlenmesinde
-Bilgi düzeyinde hedeflerin öğrencilere kazandırılmasında
Anlatım yöntemin yararları:
-Aynı anda çok sayıda öğrenciye bilgi aktarılabilir.
-Soyut ve zor konuların öğretiminde etkilidir.
-Konuların çok, zamanın az olduğu durumlarda en kullanışlı yöntemdir.
-Harcanan zaman, para [...]

Sonraki

Bağlantılar